Atasözde de denildiği gibi, 'Sıcaklığın Sonu, sıcağın sonudur.'
Yaz boyu hüküm süren yakıcı sıcaklık yavaş yavaş azalır, gürültülü cicadalar sessizleşmeye başlar, akşam rüzgârı hafif bir serinlik taşımaya başlar ve dünyadaki her şey yoğun kaostan yumuşak sükûnete doğru yavaş yavaş geçiş yapar.
Geçmişteki orta-yaz dönemi acele etmek, ateşli tutku yaşamak ve her şeyi vermekle geçmişti. Yaklaşan erken sonbahar ise yerleşmek, uzanmak ve telaşsız, kaygısız bir şekilde işleri yavaştan yapmakla geçecek.
Günler kısalır, esinti yumuşar, güneşin sertliği kaybolur ve sıcak, parlak bir hale gelir. Meyveler dalların arasına gizlenir, akşam rüzgârı rahatlık getirir ve dünyanın her şeyi sessizce yumuşaklığı ve hasadı hazırlar.

Yaz biter, sonbahar gelir. Değişen mevsimlerdir; aynı kalan ise ileriye doğru hareket etmektir. Yazın zirvesinde tutkularımızı kovalar, erken sonbaharda kendimizi değerlendiririz. Sıcaklığa ve huzursuzluğa veda eder, yavaşlamayı, geçmişe yerleşmeyi ve çiçeklerin açmasını sessizce beklemeyi öğreniriz.
Bu erken sonbahar size: sıcaklığın azalmasıyla beraber huzur, yıl boyu sakinlik, pürüzsüz rüzgârlar ve her şeyde bereket getirsin.